Meslek hayatımız boyunca mülakat masasında yüzlerce, belki de binlerce saat geçiriyoruz. Ancak İK profesyonelleri olarak çoğumuz gözden kaçırılan bir gerçeği çok iyi biliriz: Bizler bu masaya sadece “görüşmeci” olarak doğmadık. Hepimiz bir zamanlar “Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?” sorusuyla terleyen o adayın ta kendisiydik.
Masanın hem aday hem de işe alım tarafında bulunmak, insana çok özel bir gözlem gücü ve en önemlisi devasa bir empati yeteneği kazandırıyor.
Yapay zeka ile özetleyin:
O Masada Yapılan “En Güzel” Hatalar
Mülakatlar dışarıdan çok mekanik, kurallı ve hatasız görünmek zorunda olan süreçler gibi algılanır. Oysa gerçek başarı hikayeleri, genellikle o odada yapılan ve sonradan fark edilen başarısızlıklardan doğar.
- Aday tarafındayken; mükemmel görünmeye çalışırken yaptığımız o aşırı yapay konuşmalar, aslında karşı tarafa samimiyetsiz gelir. Bir mülakatta heyecanını gizlemeyip, “Çok heyecanlıyım çünkü bu rolü gerçekten çok istiyorum” diyen bir adayın, tüm ezber cevapları veren bir adaydan çok daha iz bıraktığını masanın diğer tarafına geçince anladım.
- İşe alım tarafındayken; ilk yıllarımda adayı adeta bir sınavdaymış gibi teknik sorularla sıkıştırmanın en doğru yöntem olduğunu sanırdım. Yaşadığım deneyimler ve kaçırdığım harika yetenekler bana şunu öğretti: Başarısız mülakat, adayın teknik bilgisini ölçemediğiniz mülakat değildir; adayın gerçek potansiyelini ve karakterini baskı altında yok ettiğiniz mülakattır.
Başarısızlıktan Başarıya Giden Köprü: Geri Bildirim
Sektörde yaşadığımız en büyük mülakat başarısızlıkları genellikle teknik eksikliklerden değil, iletişim kopukluklarından kaynaklanıyor. Saatlerce özgeçmiş inceleyip mülakata çağırdığımız bir adaya, süreç olumsuzlandığında tek bir kelime bile yazmamak, aslında o sürecin tamamen başarısızlıkla sonuçlanması demektir.
Oysa mülakat odasındaki hataları birer başarı hikayesine dönüştürmenin sırrı nitelikli geri bildirimde saklı. Adaya “Şu an bu yetkinliğiniz bu pozisyon için yeterli değil ama kendinizi şu alanda geliştirirseniz gelecekte harika işler yapabiliriz” demek, hem adayın kariyerini dönüştürür hem de şirketin marka değerini yukarı taşır.
Masayı Birleştirmek
Yıllar içinde mülakat masasının iki tarafında da oturmak bana şunu gösterdi: Karşımızdaki insanı sadece bir “özgeçmiş” veya “aday numarası” olarak gördüğümüz an kaybediyoruz. Gerçek işe alım başarısı; adayın heyecanını, potansiyelini ve eksiklerini doğru analiz edip, ona gelişim alanı sunabildiğimizde başlıyor.
Günün sonunda mülakat odaları, kusursuz insanların buluştuğu yerler değildir; hatalarından ders çıkaran, deneyim paylaşan ve birlikte büyümeyi hedefleyen insanların köprü kurduğu alanlardır. Masanın hangi tarafında olursanız olun, samimiyetinizi ve öğrenme iştahınızı kaybetmediğiniz sürece her başarısızlık, bir sonraki büyük başarının hazırlık aşamasıdır.



